Kasım 12, 2019

Serbest Aşk

Serbest Aşk
Hale ile tanışalı 8 ay olmuştu. Ben 26 yaşındaydım, o 25… O güne kadar tanıdığım kızlara göre oldukça farklı yönleri vardı Hale’nin… Yıldırım hızı ile başlayan aşkımız, yıldırım hızıyla yatağa taşınmıştı. Onsuz yapamıyordum.
Nefis bir teni, orta büyüklükte memeleri, düzgün bacakları, ince bir beli ve nefis bir poposu vardı. Kısa koyu kestane sacları, hızlı düzgün konuşması, deli doluluğu ona ayrı bir büyüleyici özellik katıyordu. Her an her şeyi yapabilirdi. Bunun dışında olağanüstü enerjisi ve cesurluğu ile beni etkisi altına almıştı.
Bir öğleden sonra oldukça ateşli bir sevişme sonrası soluk soluğa yatakta uzanmışken, oral seksten neden çok hoşlanmadığımı sordu. Açıkçası bilmiyordum.
“Birisi benim için bir şey yaparken benim öylece durmam garibime gidiyor” diyebildim. O da seksle ilk tanıştığım zaman iyi bir oral seks almadığımı tahmin ettiğini söyledi. İlk oral seksimi sordu, kısaca anlattım. Beni dinledi ve
“Ben de sana ilk kez nasıl yaptığımı anlatayım” dedi. Daha önce de eski sevgililerimizden hatta sekslerimizden bahsetmiştik üstünkörü, o yüzden yadırgamadım. Başladı anlatmaya;
Lisede okurken abisinin bir arkadaşına hastaymış. Çocuk dar kotlar giyermiş. Oğlanın önündeki kabarıklık Haleyi derin hayallere sürüklermiş. Bir gün abisinin arkadaşı evdeyken, abisi biten biraları yenilemek için markete gitmiş; zaten içk**en iyice gevşeyen abisinin arkadaşı da Hale’ye orasını göstererek “gözünle yiyeceğine ağzınla ye” deyivermiş.
Bu olaydan kısa bir süre sonra bir gün buluşma ayarlamışlar. Oğlan Hale’ye diz çöktürmüş ve yüzünün tam karsısına gelecek şekilde burnunun dibine kadar sokulmuş, kotunun düğmelerini yavaş yavaş açtıkça içinde iç çamaşırı olmadığı belli olmuş.
Aleti çok iri olmamasına rağmen olağanüstü büyük taşakları varmış. Hale’nin çocuğun cinsel organından gelen kokudan resmen başı dönmüş. Bir çırpıda aleti ağzına almış, ama esas çocuğun taşaklarını yalamak icin yanıp tutuşuyormuş. Sonunda dayanamamış çocuğun taşaklarını yalamaya başlamış.
“Hayatımda böyle içi dolu, böyle büyük, böyle nefis taşak görmedim. Resmen kölesi oldum. Hala içim titrer düşünürken…” derken olayı resmen yaşıyordu. Sonunda çocuk Hale’nin ağzının içine, yüzüne boşalmış.
“O taşaklar o kadar büyük ve doluydu ki aşkım, spermleri yalnız yüzümü ve ağzımı değil, lise formamı da yapış yapış yapmaya yetti” diye anlatırken ben de bir garip olmuştum.
Sevgilim bir erkeğe nasıl hayranlık duyduğunu en açık saçık kelimelerle anlatıyordu ve ben resmen bir duygu karmaşası yaşıyordum. Bugüne kadar hiç bu kadar detaylı, böyle açık saçık bir konuşma yapmamıştık. Birden Hale gülerek elini sikime attı,
“Ahlaksız sevgilim benim…” diyerek bir kahkaha atınca kendime geldim.
Soluk soluğa bir seks seansını daha yeni bitirmemize rağmen anlattıkları karşısında aletim dimdik olmuştu. Hale yavaşça aşağıya indi ve sertleşen aletimi yalamaya başladı. Arada aletimi ağzından çıkardığında o çocuğun taşaklarını, kokusunu, menilerinin lezzetini anlatmaya devam ediyordu.
Derken birden dilini benim taşaklarıma değdirdi ve emmeye başladı. Resmen titriyordum zevkten… Birden kafasını kaldırdı. Sikimi ağzından çıkarıp, ıslanmış dudaklarıyla gözlerimin ta içine bakarak
“Neden bir anda bu kadar sertleştin aşkım? Beni o gün, o çocuğu yalarken seyretmeyi isterdin değil mi? Onun için sikin kalktı değil mi?” dedi. Kekeleyerek
“Evet… Evet, çok isterdim” dedim.
“Ben de senin karşında o çocuğu boşaltmak, menilerini memelerime yüzüme attırmasını isterdim bebeğim…” dediğinde ben taşaklarımdaki bütün yükü suratına boşaltmaya başlamıştım bile.
Ben nefes almakta zorlanırken Hale bir çırpıda aşağıdan yanıma çıktı ve dudağıma bir öpücük kondurarak,
“Harikaydın sevgilim…” dedi.
İşin ilginç yanı, yüzü gözü ve dudakları benim menilerimle kaplıydı. Sonra bir daha bu konudan konuşmadık. O sevişmemizden bir kaç gün sonraki ilk yatağa girdiğimizde, ikimiz de boşaldıktan hemen sonra Hale kafasını göğsüme yaslayıp konuşmaya başladı. Konuyu da bir önceki sevişmemizde yaptığı müthiş oral sekse getirdi. O konuda konuşmakta kararsızdım.
“Geçen gün çok zevk aldın sakın saklama benden…” dedi. Ve benden önceki sevgilisi ile yaşadığı bir sevişme olayını tüm ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. İki üç dakika içinde yeniden dimdik olmuştum;
“Şimdi oldu işte… Tam istediğim gibi, sert ve dimdik… Hadi içime gir…” dedi. Onu uysal bir şekilde dinledim. Sikim kaygan amında kızak gibi kayıp anında dibi boyladı. İnleyerek boynuma sarılırken, “Nasıl içim?” dedi.
“Güzel… Çok sıcak… Ve çok kaygan…” dedim,
“Neden?”
“E, yeni boşaldım içinde de ondan…”
“Kötü mü peki?”
“Yoo, değişik bir his sadece…”
“Peki… Ya az önce içimde boşalan sen değil de başka birinin dölleri olsaydı… Ve sen beni sikmek için kalkan sikinle öyle, kaygan kaygan içime girsen nasıl olurdu?” Beynim konuşulanları reddetse de aletim yine zonklamaya başlamıştı. Hale aralıksız konuşuyordu
“Senin önünde, başka bir erkekle deli gibi seviştiğimi düşün… Seviştiğim adamın bana hoyrat davrandığını… Canımı çıkardığını… Sonra hayvan gibi içime boşalarak gittiğini… Sonra da senin, o beni sikerken bir kenarda seyrettiğin yerden kalkarak içime girdiğini düşün. Düşün ki amcığımın içi beni beceren aygırın spermleriyle dolu… Düşün ki sikinin gövdesi o sıcak, nemli yerde, o beni acımasızca siken yabancının sıcak menileriyle sarmalanıyor…”
“Evet… Evet… Hem senin amının sıcaklığı var, hem onun dölleri… Ateş gibi amcığın…” diye hırladım kulağının dibinde…
“Evet aşkım… Harika değil mi? Amımda başka bir erkeğin spermleri… İkinizin dölleri birbirine karışacak şimdi… Hadi… Hadi sevgilim… Boşal sen de… Kokteyl yapın amcığımda… Sperm kokteyli… Ooohhhh…” dediğinde ikimiz de inleyerek boşalmaya başlamıştık bile…
Artık reddedecek ne halim, ne yüzüm kalmıştı. Hale’nin anlattıkları delice hoşuma gidiyordu. Sürekli seviştiği erkekleri, onlarla yaşadıklarını, nasıl seviştiğini, tüm detaylarıyla anlatıyordu bana… Bir iki ay sevismemiz sırf Hale’nin anlattıkları ile geçti. İnanılmaz coşkulu sevişiyorduk. Bir gün Hale
“Artık anlatmayacağım” dedi. Oyuncağı elinden alınmıs çocuk gibi olmuştum.
“Neden?” dedim
“Sıra sende… Sen beni nasıl görmek istediğini anlat…” dedi.
Direnmedim fazla… O başkası ile sevişirken onun o güzel bakımlı kırmızı ojeli ayaklarını yalamak istediğimi anlattım. İlk cinsel deneyimimi, aklımdan çıkmayan, kimselerle paylaşmadığım ilk seksimin beni etkileyen, cinselliğimi yapılandıran anılarımı anlattım ona…
Ablamla komşu kızını çırılçıplak sevişirlerken yakalamıştım. İki azgın lezbiyen kız arkadaş suçüstü yakalanınca, ses çıkarmamam için suç ortaklığı yapıp beni de aralarına almışlardı. Bakire olduklarından bana ojeli ayaklarını yalatıp, kaygan ayaklarıyla sikimi okşaya okşaya boşaltmışlardı beni…
İki genç, güzel kızın da hoşuna gitmişti benim sessiz ortaklığım… Her fırsatta aralarına beni de alıyorlardı. Ablamla ensest ilişkinin, diğer kızla anal seksin tadını almıştım. Seks konusunda, kızlar ve cinsel organlarıyla, zevk noktalarıyla ilgili bir çok şeyi onlar öğretmişti bana… İkisi de evlenip gidene kadar cennette yaşatmışlardı beni…
Hale’ye anlattığım hikayemde farklı olarak, bu sefer kadın kadına değil, sevgilimle bir başka erkeğin sevişmesinde olaya dahil oluyordum. Adam sevgilimi sikerken ben sevgilimin ojeli ayak parmaklarını yalıyordum. Yabancı erkeğin spermlerini boşalttığı güzel ayaklarını yalayarak temizliyordum. Hale bir yandan benimle sevişirken, bir yandan da ince ince ayrıntılarıyla ballandırarak anlattıklarımdan olağanüstü keyif aldı ve müthiş bir orgazm yaşadı.
Artık sevişmelerimizde sadece bu konular vardı. Üçüncü kişiler ya da Hale’nin başkaları ile sevişmeleri… Birbirimize anlattığımız hikayelerde ben sevgilimi bir pezevenk gibi sikileceği erkeğe özenle hazırlıyor, kendi ellerimle koca yaraklı yabancı erkeklere siktiriyordum kadınımı… Bir gün Hale
“Biliyor musun, iş yerimizdeki sekreter kızın, Nilgün’ün bir memeleri, bir bakımlı güzel ayakları var, görsen çıldırırsın… Ayaklarının güzelliğini görünce aklıma sen geldin hemen, heyecanlandım…” dedi.
İlk defa üçüncü olarak bir kızdan ve hayali değil gerçek, yani çevremizdeki bir insandan bahsediyorduk. Hale’nin iş yeri hafta sonları çalışanları için bir spor kompleksi ile anlaşmış Hale de soyunma odasında kızı bol bol seyretmişti. Kızı bana anlatırken nefis bir sevişme daha yaşamıştık.
Arada sevgilimi işyerinden almaya gittiğimde sekreter kızı görüyor ve anlattıkları aklıma geliyordu hemen, dimdik oluyordum. Hale neler hissettiğimi biliyordu onu görünce, şeytanca gülerek koluma giriyor, işyerinden çıkıyorduk. Bir hafta sonu evimde otururken telefon çaldı. Hale’ydi.
“Hayatım misafir kabul edecek durumda mısın?” dedi.
“Tabii, kim?” dedim.
“Az sonra sendeyiz” dedi kim olduğunu söylemeden, telefonu kapattı.
Zil çalıp merakla kapıyı açtığımda Hale’yi sekreter kızla karşımda gördüm. İş yerindeki konumu gereği Hale’nin, sekreter kızla hafta sonu geçirmesi pek mantıklı gelmemişti bana… Meğer spor salonunun kaloriferleri arızalanmış, onlar da spor yapan kızlar olarak (başka kız yokmuş, diğerleri erkekmiş) duş alırsak hastalanırız diyerek çıkmışlar. Evim yakın diye de duş almaya bana gelmişler. Yine şeytanlık peşindeydi Hale anlaşılan.
Misafir diye önce kızcağız yani Nilgün duşa girdi. Hale hemen benimle oynaşmaya başladı. Nilgün içerden havlu istediğinde sevişmemiz yarım kalmıştı. Az sonra Nilgün bornozumla salona geldiğinde Hale duşa girdi. Bornoz Nilgün’ün hemen hemen her yerini kapatıyordu ama ayakları gözlerimin önündeydi. Nilgün kanepenin üzerinde dizlerini topladığında bornozun arasından yuvarlak diz kapakları da nefis ayakları ile gözlerimin önüne serilmişti.
Nilgün oldukça rahat, gezme eğlenme ve biraz da sınıf atlama meraklısı bir kızcağızdı. Eve, manzarasına hayran kalmıştı. Burada olmaktan ne kadar mutlu olduğu gözlerinden okunur haldeydi. Özellikle banyoda jakuziye hayran kaldığını, kullanmanın kim bilir ne kadar zevkli olduğunu söylerken de pot kırdığını düşünmüş hafif kızarmıştı.
Az sonra Hale küçücük havluya sarılı halde yanımıza geldi ve şımarık hareketlerle Baileysli kahve istedi benden. İçine az da viski katarak getirdiğim üç kahveyi içerken Hale kanepede yanıma yarı uzanmış halde oturmuş, güzel ayaklarını tam aletimin üstüne koyarak ve ufak ufak kıpırdatarak beni azdırmaya başlamıştı. Bu arada memelerinin ve bacaklarının oldukça büyük bir bölümü açıkta kalıyordu. Hale beni mi yoksa kızı mı etkilemeye çalışıyor kestiremiyordum.
Kahvelerin yerini ikinci turda viski almıştı. Hale bir şey almak için kalktığı zamanlarda ya da konum değiştirdiğinde, sözüm ona kazara açılan üstünü başını toplamaya çalışırken birçok mahrem yeri kızın karşısında ortaya çıkıyordu. Bu rahatlık kıza da oturuşunda olmasa da konuşmalarında yansımış, açık saçık fıkralarla ortalık iyice ısınmıştı. Hale benden çikolata istemişti. Evde yoktu, gidip almaya da açıkçası üşenmiştim.
Bir taraftan da acaba Hale kızla yalnız kalmak mı istiyor diye içime bir kurt düşmüştü. Acaba gitsem mi diye kendi kendime düşünürken kızın cebi çalıverdi. Kız panikle telefonunu almaya çalışırken açılan bornozun yakasından gözüken memelerine bakıyordum ki Haleyle göz göze geldik. Hafif utanmıştım. Hale ise her zaman ki rahatlığı ile bana göz kırptı. Bu arada kız kendisini spor salonundan almaya gelen sevgilisine haber vermediği için binbir özür diliyordu. Hale
“Aaaa, bize gelsin.” dedi Nilgün
“Olur mu, rahatsız etmeyelim” filan derken Hale tüm şımarıklığı ile,
“Hem ben çikolata da istiyordum. Bana gelirken çikolata alsın” diyerek Nilgün’ün itirazlarını savdı.
Onbeş dakika sonra çocuk bizdeydi. Çok yakışıklı, manken gibi, Nilgün’e uygun bir çocuktu. Bir falsosu yoktu. Hatta oldukça garip gözüken halimizi (bornozlu sevgilisi, kısa havlulu bir kadın ve tanımadığı bir adam) bile yadırgamamıştı. Vakit öğleden sonraydı ve biz viskiye devam ediyorduk. Artık iyice samimileşmiştik. Hale açık açık beni okşuyor, Nilgün de sevgilisine sarkıp duruyordu. İkinci şişe viski de yarılanmıştı. Ben başımın ağrıdığını söyleyerek bir duş alacağımı söyledim. Döndüğümde Hale
“Sevgilim Nilgün jakuziye hayran kalmış. Kullanmak istiyor, hazırlasana…” dedi. Nilgün itiraz ederken Hale
“Aamaaan Nilgün saçmalama, hem kendine gelirsin sen de…” dedi. Nilgün, köpükle ve mumlarla hazırladığım jakuziye doğru yol alırken Nilgün’ün sevgilisi ve biz de viskiye devam ediyorduk. Hale birden çocuğa
“Oğlum sevgiline baksana, kız jakuzinin köpüğünde boğulup kalmasın. Hem biz de sevgilimle yalnız kalalım biraz…” diyerek göz kırptı. Uzunca bir müddet açık saçık espriler fıkralar gırla gittiğinden bu sözler pek garip kaçmamıştı. Çocuk banyoya yollanırken Hale arkadan bağırıyordu “Sakın hemen gelmeyin haaa…” diye. Nihayet bugün ilk kez Hale ile baş başa kalmıştık.
“Aşkım, neler çeviriyorsun sen?” dememe kalmadan, Hale eliyle sus işareti yaparak
“Bırak aşkım yaa… Rahat ol biraz…” dedi. Oynaşmaya başladık. Öpüştük, koklaştık. Havlusunu çözüp attığımda çırılçıplak kaldı sevgilim… Ben onu yalayıp yutarken, o da benim bornozun önünü açıp sertliğimi okşadı, ağzının içinde kaybetti. Dakikalar boyunca birbirimizi okşayıp tahrik ettik. Sonunda dayanamaz hale geldim. Ben taş kesilmiş, zonklamaya başlayan sikimle tam Hale’ye girmeye hazırlanırken,
“Bu kadar yeter, gel benimle…” diyerek altımdan kalktı. Elimden tuttuğu gibi beni banyoya, diğerlerinin yanına doğru götürmeye başladı. İnanamıyordum. Hayalini kuruyorduk hep, başka bir kadınla sevişmenin heyecanı güzeldi ama henüz gerçekten grup sekse, sevgilimi başka bir erkekle paylaşmaya hazır değildim. Hem de Hale’nin iş ortamından biri ile… Yine de dimdik kesilmiştim. Tam banyonun kapısına geldiğimizde Hale beni durdurdu,
“O kadar heveslenme aşkım, sadece seyredelim bugün…” dedi ve eğilip gözünü anahtar deliğine dayadı. Hareketlerinden, dudaklarını ısırışından anladım ki tahmini doğruydu. Bizimkiler jakuzide sevişiyorlardı.
O önümde domalıp, anahtar deliğinden içerde sevişen çifti izleyip amını parmaklarken ben de dayanamadım, arkadan ona giriverdim. Kısa sürede dudaklarını ısıra ısıra boşaldı.
Şimdi sıra bendeydi. Sevgilimi boşaltmıştım ama ben sevgilimin zevk sularıyla ıslanmış sikim önümde zonklarken boşalmadan duruyordum. Bu kez ben eğilip gözümü deliğe dayadığımda Hale bacaklarımın arasına girmiş, sikimi ağzına almıştı bile…
İçerdeki manzara gerçekten dayanılır gibi değildi. Jakuzinin etrafında yanan mumların ışığında, köpüren sularının içinde iki güzel beden birbirine girmişti. Manken gibi yakışıklı Murat’ın kaslı vücudu Nilgün’ün uzun bacaklarının arasında inip kalkıyor, jakuzinin fokurdayan suları iki azgın, kızgın bedene masaj yapıyordu.
Bir yandan içerideki seks sahnesi, bir yandan sevgilimin sikimi yalayıp yutan dilinin, dudaklarının teması beni bitirdi kısa sürede… Fışkıran spermlerimi olduğu gibi yuttu Hale… Son bir iki damlayı da diliyle yalayıp aldı.
Ablam dışında bunun kadar harika oral yapan bir kadın tanımamıştım hiç… Her defasında bitiriyordu beni… Dizlerim titriyordu iliklerimi emdiğinde…
Nefes nefese boşaldıktan sonra salona döndük, koltuğa serilip kaldık. Çok geçmeden yorgun savaşçı iki sevgili de yanımıza geldi. Murat elbiselerini giymiş, sözüm ona duşa girmemişti. Herkes bitkin haldeydi. Teklif yine Hale’den geldi,
“Bu kadar alkolle araba kullanılmaz çocuklar, hadi burada kalın…” dedi. Onlara içerde yatak hazırladı. Sonra herkes odasında sızdı kaldı.
Gece yarısı Hale telaşla beni uyandırdı. Gözlerimi oğuşturup baktım, çırılçıplaktı ve vücudu pırılpırıldı. Bir çırpıda üzerime çıktı. Aletim inikti ama üzerine oturduğunda Hale’nin sıcaklığı beni elektrik çarpmışa döndürdü. Sikim sertleşmeye başladı, o uyku sersemliği geçti. Hale bir taraftan da kulağıma,
“Noolur sevgilim… Hemen kaldır aletini… Nolur çabuk…” diyordu. Ne olduğunu anlayamıyordum. Birden Hale’nin feci ıslak olduğunu fark ettim. Hatta çok ıslak, resmen bacaklarının arasında bir şeyler süzülüyordu. Hale yalvarır gibi
“Ne olur acele et…” derken kısa bir açıklama yapıverdi, “İçimi ağzına kadar doldurdu… Nilgün’ün sevgilisi doldurdu. Hadi, hemen… İçim doluyken sen de gir içime…” dedi.
Yeterince, hatta gereğinden fazla dikleşmiştim. Hale bacak arasından akan sıvılarla aletimi sıvazladıktan sonra köküne kadar beni içine alacak şekilde üstüme oturdu. Aletim kolayca dibine kadar kayıverdi.
İnanılmaz bir sevişmeydi. Sevgilim bir yandan sikimin üstünde oturup kalkıyor, bir yandan da benim konuşmama hiç fırsat vermeden en açık laflarla çocuğun onu nasıl becerdiğini anlatıyordu.
“Yatakta çırılçıplak uyuyorum biliyorsun. Gece sen uyurken tuvalete kalktım. Her zamanki alışkanlıkla çırılçıplak hole çıktığımda Murat’la karşı karşıya geldim aşkım… Üzerinde bir külot vardı onun da sadece, o da çıplaktı.
Bir an donup kaldık. O bana baktı, ben ona baktım. Jakuzide Nilgün’ü nasıl siktiği aklıma geldi. O harika erkekliğiyle önümde duruyor, loş ışıkta, ikimiz… Nasıl sarıldık birbirimize, nasıl sevişmeye başladık, anlamadım bile… Hemen orada, holde deliler gibi seviştik onunla…
Külodunu indirip güzel sikini yaladım. Çocuk bir kez ağzımda, bir kez de beni ayakta sikerken içimde, amımda boşaldı aşkım… Çok güzeldi… O sevgilisinin yanına gitti, ben sana geldim. İçim dolu… Onun spermleriyle dolu sevgilim… Bak, nasıl akıyor içimden… Senin kasıklarına akıyor dölleri… Hissediyor musun? Ohhh… Çok güzel…”
Gerçekten de Hale hem ter içindeydi, hem de resmen seks kokuyordu. Tüm bu olanlar beş dakika önce olmuş ve şimdi de beni içine almıştı. Hayatımın en şiddetli orgazmından sonra kendi evimde boynuz yediğime mi yansam, yoksa unutulmaz bir seks yaşadığıma mı sevinsem, bilemiyordum.
Nilgün ve sevgilisi Murat ile geçirdiğimiz o unutulmaz günden sonra 3-4 gün Hale ile bu konuları konuşmadık. O da biraz ileri gittiğini düşünüyor olmalıydı. Bayağı mahzunlaşmıştı. Dayanamadım,
“Takma kafana…” dedim. “Nasılsa Nilgün durumu bilmiyor. İşyerinde bir tehlike yok. Çocuk bana boynuzlu gözüyle bakıyor ama nasılsa pek sık karşılaşacağımız biri değil…” dedim.
Bunları söylerken Hale yine kedi yavrusu olmuş, ben ise yahu çok mu geniş davranıyorum şeklinde iç hesaplaşmalarımla baş başa kalmıştım. Ondan sonra bir iki ay boyunca yatakta hiç bu konuları konuşmadık. Yine iyi seks yapıyorduk ama bir şeyler hep eksikti. Konuyu açmayı kendime yediremiyordum. Hale de kesinkes bu konuları açmıyordu artık. Olaydan iki ay geçmişti ki bir gün Hale olağanüstü neşeyle beni aradı.
“Biliyor musun, Nilgün bu gün işten ayrılıyor” dedi.
Nilgün ailesi aracılığı ile evlenme amacı ile Almancı bir çocukla tanıştırılmış. Nilgün hem çocuğu beğenmiş hem de geleceğini daha sağlam görmüş. Sevgilisi Murat’a konuyu açmış, o da fazla itiraz etmeyince Nilgün apar topar evlenmek için Almanya’ya gitmeye karar vermiş ve işten ayrılıyormuş. Hale’nin bu olaya bu kadar sevinmesi beni şaşırtmış, ama herhalde istemediği bir olayı hatırlatan Nilgün’ün ayrılması onu mutlu etti diye düşünmüştüm.
Ertesi gün Hale hafta sonu benim evde küçük bir parti vermek istediğini söyleyince ben de tamam dedim. Davetliler Hale’nin mezun olduğu okuldan arkadaşları idi. Ama tüm organizasyonu Hale yapacaktı. Ben her zamanki gibi müzikleri ve içkileri organize edecektim.
Cumartesi akşamı kapı çaldığında Hale’nin arkadaşları yerine kapıda Hale, Nilgün ve Murat’ı görünce açıkçası bozuldum. İlk aklıma gelen Hale’nin bu süre zarfında Murat’la ara sıra birlikte olup olmadığı idi. Hale beni usta bir manevra ile mutfağa çekti
“Önceden strese girmemen için davetliler konusunda sana doğru söylemedim sevgilim…. Bu gece benim senden özür gecem… Geçen sefer sana sormadan Murat’la beraber olduğum için çok üzgünüm. Şimdi özürümü kabul et…” dedi. Yine anlamamıştım. Önce aradaki süre zarfında Murat ile görüşmediği konusunda beni ikna eden Hale daha sonra detayları verdi.
“O günden sonra özellikle jakuziyi sevgilisi ile kullandıktan sonra Nilgün bana çok yakınlık gösterdi. Bu Almancı çocukla ilgili konuda benden bol bol fikir aldı. Kanka gibi olduk. Bu dönemde ona hayatta her şey olabileceğini, Murat’a ya da Almancı çocuğa karşı Nilgün’ün kendini suçlu hissetmemesi gerektiğini, evlenmeden önce bunların son şansı olduğunu söyledim. Murat’a unutamayacağı bir hediye vererek ondan ayrılması konusunda ikna ettim.”
“Neymiş o hediye?” dedim merakla…
“Uzun uzun konuştuk. Biraz benim de yönlendirmemle, bundan sonra nasılsa evlenip mazbut bir hayat süreceğini, gidene kadar bir iki çılgınlık yapmanın iyi fikir olduğunu düşünüyor. Bir nevi bekarlığa veda partisi gibi yani…”
“Çılgınlık derken?”
“Murat anal seks için deliriyormuş ama Nilgün izin vermemiş hiç… Bir iki şey daha… Evlenip eve kapanmadan, kocaya mahkum olmadan önce bunları yaşamak istiyorum diyor. Bu arada… Konuyu bir şekilde sana getirdim. Senin Nilgün’ü çok çekici bulduğunu çıtlattım. Nilgün de bunun farkındaymış. Sen çaktırmamaya çalışıyormuşsun ama bakışlarının ne anlama geldiğini biliyormuş. Yaşamak istediği bir iki şeyin arasında grup seks de var aşkım… Nilgün’ü bu gece sikebilirsin. İşte bunun için özür gecem benim…”
“Ben de baktığımı kız fark etmiyor zannetmiştim. Eee? Nasıl başlamalı peki?”
“Bana bırak sevgilim…” dedi Hale… “Sen sadece içkileri hazırla…” diye de ekledi.
Bu arada baktım, Hale inanılmaz güzel ve seksi giyinmişti. Dar bir kot, üstten üç düğmesi acık beyaz ince bir gömlek ve içinde oldukça şık beyaz bir sütyen, ayakları pedikürden yeni geldiğini belli edecek kadar nefis, yüksek topuklu terliği de olağanüstü şıktı. Dayanamadım, kollarımın arasına almak istedim. Sarıldı, kulak mememi yalarken,
“Nilgün ile öğleden sonra beraber güzellik salonuna gittik. İkimiz de pırıl pırılız… Ön, arka her tarafımızla seni mahvetmeye hazırız aşkım…”
İşte tanıdığım Hale geri dönmüştü. Az sonra Nilgün mutfağa yardıma geldi, o da dar bir kot üstüne askılı bir bluz giymişti. Ayaklarına baktım. Yüksek topuklu, kapalı bir ayakkabı vardı ama çıplak ayakla giymişti. Döndü, hüzünlü bir şekilde
“Almanya’ya yeni bir hayata gidiyorum. Umarım pişman olmam. Buraları çok özleyeceğim. Seni de…” dedi. Gülümseyip moral vermeye hazırlanıyordum ki muzipçe kulağıma eğilip “Ayaklarıma bakmanı bile özleyeceğim” diye ilave etti.
“Yuh yahu… Bu kadar mı belli ettim ayaklarına bakarken…”
“O gece bornozla otururken öyle bir bakıyordun ki ojeli ayaklarıma… Bıraksam üstüme atlayacak gibiydin, farkında değilsin…” dedi. “Hale konuştu mu seninle? Bu gece için? Benim için?” Başımı salladım evet anlamında…
“Konuştuk.” dedim. “Anlaşılan güzel ayaklarına kavuşuyorum bu gece…” Güldü, yanağımdan öptü uzanıp…
“Murat da biliyor. Tam bir vedalaşma gecesi olacak bu gece…”
Neyse, hazırladığımız içkilerle salona girdik. Herkes kendi sevgilisi ile aynı kanepedeydi. Işıkları kıstım, loş bir ortam oluşturdum. Cd çalıyordu, romantik bir müzik yumuşak nağmelerle salonun her yerinde yankılanıyordu. Aşk içkisi şarap içiyorduk. Havada romantizmin yanı sıra hüzün, heyecan, her şey vardı. Pek gülmüyor, hayat, aşk, gelecek gibi konulardan konuşuyorduk.
Birkaç kadehten sonra Hale çantasına uzandı. İçinden dört tane minik hap çıkardı. Salonun köşesindeki bardan bir şişe viski ve dört bardak aldı. Gülümseyerek viski kadehleriyle beraber yanında birer hapı bize ikram etti tek tek… Kimse ne olduğunu sormadı. Biliyorduk. Kadehlerimizi kaldırıp hapları viskiyle fondip yaptık.
Az sonra damarlarımda viskinin yanı sıra bambaşka bir ateş topu ilerlemeye, kasıklarımı ısıtmaya başlamıştı. Hale’nin kızarmaya başlayan yüzüne baktım, sonra iki sevgiliye… Hepsi de benden farksızdı. Huzursuzca kıpırdanıp duruyorduk. Uyarıcı hapların etkisi başlamıştı. Derken ilk harekete geçen Nilgün oldu. Çok rahat bir hareketle sevgilisine sarıldı,
“Gidiyorum ama seni, sevişmelerimizi çok özleyeceğim Murat…” diyerek dudaklarını öpmeye başladı.
Murat sessizce itaatkar bir tavırla öpücüklerine karşılık veriyordu. Nilgün bir ara dudaklarını Murat’tan kurtardı ve yanında duran ayaklı lambanın reostasını biraz daha kıstı. Ortam iyice loşlaşırken bir hamlede Murat’ın kucağına çıktı. Daracık kotun sardığı biçimli kalçalarını sevgilisinin önü kabarık kucağına yerleştirdi güzelce… Murat’ın gömleğinin düğmelerini çözerken, kalçaları sürekli kıpırdanıp duruyor, bacaklarının arasını altındaki kabarıklığa sürtüyordu. Murat tüm yönetimi ona bırakmıştı.
Hale ve ben de oturduğumuz koltukta, hemen önümüzde oldukça ustalıkla sergilenen mizanseni izliyorduk. Hale arkasına yaslanmış, eli gömleğinin üst düğmelerini çözerek sütyenin içine girmişti. Titreyen parmaklarıyla kendi memelerini okşuyordu. Parlayan gözlerle, arzuyla aralanmış ıslak dudaklarıyla izliyordu onları… Benim sikim de pantolonumun içinde taş kesilmişti. Elimi önüme atıp rahatlatmaya çalıştım.
Nilgün askılısını omuzlarından sıyırdıktan sonra parlak ve yumuşak kumaş yavaşça beline doğru indi, içinde sütyen yoktu. Yüzü Murat’a dönük olduğundan memeleri gözükmüyordu ama sırtı muhteşemdi. Yanılmıyorsam gelmeden önce krem ya da yağ kullandığından, belki de masaj yapıldığından enfes cildi o loş ortamda bile parlıyordu. Nefis bir görüntüsü vardı kızın…
Nilgün Murat’ın kulağına benim duyamadığım bir şeyler fısıldıyor, Murat da başıyla onaylıyordu. Bu sırada hareket halindeki Nilgün’ün iri memeleri yandan görünüyordu. Murat yavaşça Nilgün’ü kanepeye yatırırken ben de Nilgün’ün iri diri nefis memelerini nihayet görebildim. Bu sırada Murat ve Nilgün öpüşürken Murat kızın ayağındaki dar kot pantolonunu çıkartmaya çalışıyordu. Birden Nilgün’ün adımı seslendiğini, beni yanına çağırdığını duydum. Ağır ağır kalkıp iki sevgilinin yanına doğru gittim. Nilgün
“Lütfen pantolonumu çıkartır mısın?” dedi.
Murat yana çekilmiş memelerini öpmeye başlamıştı Nilgün’ün… Önce ayakkabılarını çıkardım. O nefis ayaklarını öptüm, kendine has harika mis gibi ayak kokusunu kokladım. Dilimi önce başparmağında, sonra diğerlerinde, sonra da topuğunda gezdirdim. Yeterince yaladıktan sonra yavaşça kotun belindeki kemerini çözdüm, fermuarını indirdim. Kenarı ipli, siyah parlak külodu açılan fermuar boyunca meydana çıktı.
Pantalonunu gelmeden önce yağlandığı egzotik kokusundan da belli olan pürüzsüz bacaklarından kolayca çıkarttım. Bu arada ellerimi gezdirdiğim yerlerde, daha sonra da dudaklarımı gezdiriyordum. Nilgün sevgilisi memelerini yalarken, ben harika bacaklarını okşayıp öperken zevkle kıvranıyordu. İç çekerek inledi,
“Külodumu da çıkart lütfen…” dedi. Yavaş yavaş onu da çıkardığımda ise bacaklarını aralayarak sadece “Hadi… Gel…” dedi bana…
Pantolonumun fermuarını çözdüm ve aletimin kafasını Nilgün’ün kuaförde bizim için hazırladığı, kaymak gibi, adeta ışıl ışıl parlayan kadınlığının ağzına dayadım. Bu sırada Murat hem bizi izliyor hem de Nilgün’ün memelerini emiyordu.
Hale ise arkamda kaldığından onu göremiyordum. Bir an kafamı çevirdiğimde Hale’nin de çırılçıplak soyunup bizi izlerken, bir yandan da kendisiyle oynadığını gördüm. Erotik film izler gibi parmakları kasıklarında memelerinde dolaşıyor, önünde çevrilen filmi izliyordu canlı canlı… Benim ona baktığımı görünce gülümseyerek,
“Devam et aşkım, sik onu… İkiniz beraber sikin güzel orospuyu…” dedi şehvetten çatallanan sesiyle…
Nilgün kendini bana doğru ittiği anda aletimin başı yavaşça içeri girdi. Murat bu sırada usulca kızın belinden kaldırınca bana da istediğim açı oluştu ve yavaş yavaş cinsel organının tüm duvarlarına sürtünerek aletimi içeri kaydırdım. Murat sevgilisine
“Güzel mi hayatım? İstediğin bu muydu?” derken ben içinde gidip gelmeye başlamıştım. Nilgün uzun bacaklarını belime sarıp gözleri zevkten kaymış bir şekilde inliyordu,
“Ohhh… Evet… Bu… İstediğim buydu… Senin yanında bunu yapmak… Çok… Çok manyak bir şey… Zevkten ölüyorum şu anda…”
Çok geçmeden Nilgün daha fazla dayanamayıp orgazma ulaştı. Ben pompalamaya devam ettim. İyice hızlandım, tam boşalmak üzereydim ki Murat arkamdan,
“Dostum, bekle biraz istersen…” dedi.
Dönüp baktığımda onun da aletini dışarı çıkarıp hazır bir şekilde beklediğini gördüm. O da sevgilisinin içine girmek istiyordu. Kendimi frenleyip durdum. Sikimi içinden çıkarınca bu sefer sevgilisi hoyratça girdi Nilgün’e, acımasızca gidip gelmeye başladı. Ben hemen yanlarında bu güzel manzarayı izlerken Hale yavaşça yanımıza gelerek diğer yandan Nilgün’ün yanına çöktü ve kızı okşayıp kadınlığını yalamaya başladı. O sırada Murat da Nilgün’e girdiği için ikisini de yalayabiliyordu. Pembe ıslak dili hem kızın klitorisinde, hem de Murat’ın girip çıkan sikinde dolaşıyordu.
Hale’nin bir eli kendi amında, diğer eliyle de Murat’ın taşaklarını okşadığını gördüğümde onun da uçmaya hazır olduğunu anladım. Az önce boşalmadığımdan hazır ve nazır bekleyen sikimle hemen sevgilimin arkasına geçtim. Dört ayak yapıp bir hamlede içine girdim.
Manzara harikaydı. Nilgün kanepede uzanmıştı, Murat onun üstünde ve içinde gidip geliyordu. Hale sikişen iki sevgilinin arasına domalmış vaziyette başını sokmuş, ikisini de yalıyor, ben ise sevgilimin arkasında gidip geliyordum. Müzik setinde dönüp duran CD’deki müziğin yanı sıra birbirine çarpan vücut sesleri, inlemeler, feryatlar ortalığı çınlatıyordu. Çok geçmeden peş peşe boşalmaya başladık. Birbirine çarpıp devrilen domino taşları gibiydik. İlk kim başladı bilmiyorum ama, birimizin orgazmı, kasılmaları diğerini delirtiyor, tetikliyordu. Bir yumak gibi birbirimize girdik, serilip kaldık.
Biraz soluklanmıştık ki Hale Murat’ı yanına çağırdı ve öpüşmeye başladılar. Nedense bu sahneyi pek görmek istemiyordum, fakat yine de büyülenmiş gibi benim yanımda başka bir erkekle çırılçıplak sevişen sevgilimi izlemekten de kendimi alamıyordum. Hale dudaklarını vantuz gibi emen erkeğin dudaklarından zorlukla kurtarıp,
“Beni yalamanı istiyorum Murat… Amımı yala lütfen…” dedi. Murat çabucak aşağı kayıverdi ve dudaklarını Hale’nin cinsel organına yapıştırdı, büyük bir iştahla yalarken Hale gözleri kaymış, başını sağa sola atarken kıvranıyor, inliyordu. Ellerini erkeğin saçlarına attı, okşuyor, çekiştiriyordu. İnlemelerinin arasında,
“Nasıl, güzel mi? Amımı yalamak hoşuna gitti mi?” diye sordu. Murat ise ağzında sevgilimin amını emerken sadece evet anlamında başını sallayabildi.
Onlar karşımızda oral seks yaparken, biz de Nilgün ile diğer koltukta onları izliyorduk. Nilgün kulağıma eğilip
“Sen Hale’nin içinde boşalmadın mı az önce?” dedi. Eli karnımda kasıklarımda dolaştı, sertleşen sikimi okşadı. Ne demek istediğini anlamıştım. Başımla sevgililerimizi gösterdim,
“Evet, az önce boşaldım ama, baksana şunlara Nilgün… Nasıl da iştahla sevişiyorlar… Onları böyle görünce benim de sikim kalkıyor ister istemez… Canlı porno film izler gibiyiz…”
“Hepiniz çılgınsınız. Ben bunları Almanya’da bulabilecek miyim acaba?” diyerek kucağıma çıktı. Bir yandan öpüşüyor, bir yandan altta havaya dikilmiş sikimi ıslak amının içine almaya çalışıyordu. Aldı da… Bir süre oturup kalktı kucağımda… Kuvvetli bir inleme sesi duyunca başımı çevirdim. Murat sevgilimin amını yalamayı bırakmış, kalın sikini acımasızca sevgilimin o öpmelere doyamadığım amcığına geçirmişti. Sert hareketlerle gidip geliyordu.
Nilgün kalçalarını hafif hafif oynatıp içinde kazık kesilmiş sikime vajina masajı yaparken ben de memelerinin birini bırakıp diğerini yalıyor, emiyor, kalçalarını okşuyordum. Birbirimize zevk alıp verirken bir yandan da karşımızda sevişen sevgililerimizi izliyorduk.
Sonunda dayanamadım. Kucağımda inip kalkan Nilgün’ü bir anda kaldırıp çevirdim. Kanepeye uzattım ve üstüne çıktım. En sevdiğim pozisyon olan bacak omuza pozisyonuna geçtim. İki elimle tuttuğum güzel, pedikürlü ayaklarını öperken içinde gidip geliyordum. Nilgün’ün de içi oldukça doluydu. Yavaşça aletimi çıkardım, elimi cinsel organına götürdüm. İçindeki ıslaklık ve sıvılarından alıp bolca arka deliğine sürdüm. Ağda sonrası arka deliği gerçekten çok çekici gözüküyordu. Hiç ellenmemiş gibiydi.
“Daha önce buradan yaptırmadın mı hiç?” dedim.
“Hiç anal yapmamıştım. Gidiyorum diye Murat’la iki gün önce yaptık.” Eğilip amını yaladım, kalçasını kaldırıp arka deliğine indim. Dilimin ucunu gezdirip zorladım biraz…
“İzin verir misin, ben de istiyorum…” dedim yalarken… Kıvrandı Nilgün, güldü,
“Peki… Nasıl istersen… Ama çabuk yap, içim boş kaldı…” dedi.
Minik delik yalamamla, ön taraftan aldığım sıvılar yardımı ile iyice kayganlaşmıştı. Sikim de zaten içinden çıktığı için ışıl ışıl ıslak ve kaygandı. Çok zorlanmadan başını soktum. Biraz bekledim. Sonra o yavaşça kendini itti. Sonra biraz daha… Sonra biraz daha… En son ben yüklendim ve kasıklarım kasıklarına dayandı.
“Ahhh…” diye inledi. Acıdan çok, zevk inlemesiydi bu… Sevgilisi iyice alıştırmıştı anlaşılan… Ağzımda nefis ayakları, karşımda diri memeleri, bacakları omzumda, ben de daracık göt deliğinin içindeydim. Gidip geliyordum sürekli… Ben boşalmaya yaklaşmıştım yine ama Nilgün pek kolay boşalacağa benzemiyordu arkadan… Ben minik deliğinde gidip geliyor, ayak parmaklarını yalayıp duruyordum. Onun elleri de sürekli memelerinde, parmakları amında, klitorisinde çalıştığı halde… Kökledikçe inliyor, çığlıklar atıyordu.
Beraber gelmek istiyordum onunla… Aynı anda… Kasılmalarını sikimde hissetmek istiyordum. Boşalmak üzereyken duruyor, dinleniyor, ayak parmaklarına ağırlık veriyordum. Kendime gelince tekrar gidip gelmeye başlıyordum götünün deliğinde… Derken benim anlayışlı sevgilim, Hale imdada yetişti.
Nilgün’ün zevk çığlıkları atan ağzına kapandı önce, dudaklarını öptü öptü… Sonra aşağıya indi, harika memelerine… Elleriyle okşadı, dudaklarını da işe kattı. Murat geldi ardından… Sevgilisinin bir memesini Hale yalayıp emerken o da diğerini paylaştı. Zavallı Nilgün, üçümüzün arasında zevkten bayılacak hale gelmişti. Artık zevk inlemeleri feryatlara dönüşmüştü,
“Ahhhh… Ne yapıyorsunuz? Delirteceksiniz beni… Ooohhh… Çılgınlar… Ölüyorum zevkten…” diye diye kalçalarını indirip kaldırıyor, zevkten kasılan parmaklarıyla memelerini somuran ikilinin saçlarına asılıyordu.
Öldürücü darbeyi aramıza giren sevgilim indirdi. Ben Nilgün’ü köklerken Hale de emdiği memeyi bırakıp aşağıya inmişti. Deli gibi Nilgün’ün klitorisini emiyordu diliyle şaplata şaplata sesler çıkararak… Sona yaklaşıldığını anlayan Murat ise sevgilisinin memesini emmeyi bırakmış, diğer tarafta geçip Hale’nin arkasında yerini almıştı. Damarları fırlamış, parmak gibi olmuş koca sikini sevgilimin amına daldırmış, kalçalarına parmaklarını geçirip kendine çekiyor, çılgın gibi gidip geliyordu.
Çok geçmeden koro halinde yükselen inlemelerimiz çoğaldı, hareketlerimiz hızlandı. Kızların ciyaklamalarına biz erkeklerin boğa gibi böğürmeleri karıştı. Ben Nilgün’ün daracık göt deliğinde daha fazla dayanamadım. İlk başlayan ben oldum boşalmaya, diğerleri de beni takip etti. Sonunda herkes ikinci turu da tamamlamıştı.
O gün gerçek anlamıyla parti yaptık. Grup seks partisi… Hiç yaşanmamış şeyler yaşandı. Deneyimler edinildi. Şehvetin sınırları yoklandı. Tabular yıkıldı. Her şey çok güzeldi…
Nilgün sonunda bizi bırakıp Almanya’ya, kendisini bekleyen koca adayına gitti. Yakışıklı sevgilisini, Murat’ı da bize bıraktı. Evde üçümüz yaşıyoruz artık… Aynı yatakta iki erkek, bir kadın… Sevgilimi bir erkekle paylaşıyorum.
Ve, bunu söylemekten utanmıyorum artık, aynı yatakta iki erkek sürekli beraber yatınca beklenildiği gibi, Murat’ı da sevgilimle paylaşıyorum.
Biseksüelliği de tattım, güzel bir erkekle sevişmenin zevkini de aldım. Sevgilimin sayesinde… Yatakta erkek kadın demeden birbirimize karışıyoruz, öpüşüp sevişiyoruz. Mutluyum. Mutluyuz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort sakarya