Ocak 22, 2020
Breaking News
Şimdi size başımdan geçen öyle müthiş bir anımı anlatacağımki, dişiyseniz bal kutunuzdan erkekseniz malum yerinizden damlayan birkaç damla zevk sıvısı külotunuzu ıslatabilir;sakın panik yapmayın.Önce kendimi tanıtayım,ismim Ferdi,36 yaşında İstanbullu yakışıklı bir erkeğim..Benim bir yeğenim var ilkokul 4. sınıfa gidiyor ama sürekli okuldan kaçıyor bu yüzden okuldan eve telefon ettiler,gelin çocuğun durumunu görüşelim dediler.Annesi babası çalıştığı için okula gitme işi bana düştü.Ertesi gün saat 9-10 gibi yeğenimin okuluna gittim,herkes derste olduğu için okulun koridorlarında bir güvenlik görevlisiyle yerleri paspaslayan hademeden başka kimse yoktu.Güvenlik görevlisine yeğenimin öğretmeniyle görüşmek istediğimi söyleyince bana derste olduklarını, okul teneffüse çıkana kadar beklememi söyledi.Düşününce görevliye hak verdim ve beklemeye başladım.Beş-on dakika sonra canım müthiş bir şekilde sigara içmek istedi,merdivenlerden inip okulun bahçesine çıktım,sırtımı demir parmaklıklı duvara verip sigaramı yaktım..bir kaç duman çektikten sonra yukarıda pencereden birinin bana baktığını fark ettim. Dikkat edince bana bakanın sarışın,gözlüklü ve iriliğinden önünü yasladığı pencerenin kenarından memeleri taşmış bir afet-i devran olduğunu gördüm.Hiç böyle olmazdım buna bende şaşırdım ama sikim o anda taş gibi olmuştu.Beni kendime okulun teneffüs zili getirdi.Çocuklar dışarıya hücum ederken bende zar zor içeriye girdim,amacım yeğenimin öğretmenini sınıftan çıkmadan yakalayıp çocuğun durumunu onunla konuşmaktı.Okulun ikinci katına çıkıp yeğenimin sınıfı olan 4-C yi aramaya başladım.Sınıfı bulunca, herkes teneffüste olduğu için kapıyı vurmaya gerek duymadan içeri girdim. Karşımda az önce gördüğüm sarışın afet duruyordu ve pencereden bakmaya devam ediyordu.Memelerinin iriliğini ikinci kattan teşhis ettiğim yavruyu şimdide arkadan incelemeye başlamıştım.Aman Allahım o ne mükemmel kıvrımlara sahip bir popoydu,genellikle zenci kadınlarda dikkat çeken dışarıya doğru çıkık poponun aynısından ondada vardı.Daha saatlerce hayranlıkla izleyebileceğim o mükemmel götün sahibi pencereden bakmayı bırakıp yüzünü bana döndü,nezaketten midir nedir bilmem elimi sıkarken gözlüklerini de çıkarmış iri yeşil gözleri bütün ihtişamıyla ortaya çıkmıştı.Bana, ‘’ben öğretmen Zeynep size nasıl yardımcı olabilirim’’ diye sorunca içimden o anda‘’kendini bana siktirirsen en büyük yardımı yapmış olursun’’ demek geldi.Tabi kendimi frenledim ve yeğenimin durumunu,okuldan öğrencinin velisini istediklerini,velisi olarak benim geldiğimi izah ederken bir yandanda birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk. Benim gözlerim yeşil,onun gözleri yeşil müthiş bir ahenk yakalamıştık.Etrafta çocuklar gürültü yaptığı için seslerimizi duyamadığımızı bahane ederek daha sakin bir yer olup olmadığını sorunca yan tarafta müdür yardımcısının odası bulunduğunu, onun bu gün raporlu olup okula gelmediğinden odasında konuşabileceğimizi söyledi. Müdür yardımcısının odasına doğru o önde ben arkada yürürken o şaheser kalçaları biraz daha seyretme fırsatı bulmuştum.Odaya girince bana yer gösterip kendide karşımdaki koltuğa oturarak bacak bacak üstüne attı.Zaten dizlerinin hafif altında olan yandan yırtmaçlı gri eteğinin arasından dolgun,süt gibi bacakları gel bizi yala dercesine ortaya çıkmıştı.Bir yandan konuşuyor bir yandanda sütun gibi bacakları göz ucuyla kesiyordum.Bu durumda bende mecburen bacak bacak üstüne atmak zorunda kalmıştım,çünkü benim babayiğit şaha kalkmış pantolonun dışından iyice kendini belli etmeye başlamıştı.Söz döndü dolaştı çocuklara ve ailelerine geldi,ona evli olup olmadığını sorunca eşinden yeni ayrıldığını,3 yıl evli kaldıklarını ve çocuklarının olmadığını söyledi. Bende eşimden ayrıldığım için birbirimize iyice yakınlaşmış,özel konuları konuşmaya başlamıştık.Sarışın öğretmenin bana olan ilgisini ölçmek için ona ders zilinin çaldığını anımsatınca,zaten üniteyi bitirmiştik bu dersleride boş geçsin deyip sohbete devam etmeyi tercih etti.Muhabbetin ilerleyen vakitlerinde sürekli ayakta durmaktan bacaklarında siyatik belirtileri olduğunu çocukları ve mesleğini çok sevdiği için bu zorluklara katlandığını aslında çok varlıklı bir ailesi olduğundan bahsedince fırsat bu fırsat deyip bacaklarının hiçbir kusuru olmadığını mükemmel derecede güzel olduklarını söyleyiverdim.Bunun üzerine Zeynep öğretmen sağ ayağındaki ayakkabısını çıkartıp minicik inci gibi ayaklarını bana uzatarak bak ne kadar yıpranmış ve şişmiş deyince daha fazla dayanamayıp ayağından tuttum ve ayak parmaklarına,topuğuna masaj yapmaya başladım. Ben ayağını okşadıkça Zeynep öğretmen oturduğu yerde daha rahat yayılıp bacaklarının arasını açtı. Artık amının kıllarını kenarından taşıran bembeyaz külodu gözümün önündeydi.Ben ayağını usulca yere bırakıp kapıyı kilitlemeye giderken o göz ucuyla baygın baygın bana bakıyor hiç tepki vermiyordu.Kapıyı kilitledikten sonra yerime geçmeyip onun oturduğu koltuğun arkasına geçtim ve omuzlarına masaj yapmaya başladım.Ben ona dokundukça Zeynep öğretmen hafif hafif inliyor ,oturduğu koltukta sanki yarağın üzerinde kıvranan arap dansözleri gibi kalçasını sağa sola oynatıyordu. Zeynep öğretmenin sarı saçlarını tepeden kavrayıp sertçe başını arkaya doğru yatırdım ve gözlüklerini çıkarıp etli dudaklarına hasretle yumulurken bir yandanda aklımı başımdan alam iri göğüslere yukarıdan elimi daldırmış misket büyüklüğündeki uçlarını parmaklarımla üfeliyordum.Benim babayiğit te iyice pantolonu zorlamaya başlamıştı. Artık dışarı çıkmak istiyor, yerinin darlığından kafası zonkluyordu, bende onu daha fazla üzmemek için bir çırpıda pantolonumun düğmelerini çözüp kobrayı dışarı saldım ve hemen Zeynep öğretmenin ön tarafına dolaşıp iki bacağının arasında diz çökerek bacaklarından tutup onu biraz aşağıya çektikten sonra bembeyaz dolgun baldırlarını iki yana ayırdım ve tangasının kenarından fışkıran amının kıllı dudaklarını büyük bir iştahla emmeye başladım.Zeynep öğretmenin bal kutusu o kadar tatlıydıki tangasını bir hamlede şiddetle çekip en ince yerinden koparmamla dilimi amının derinliklerine daldırmam bir oldu.Güzel öğretmen amına attığım her dil darbesinde değişik zevk iniltileri çıkarıyor bir yandanda saçlarını sıkıca kavrayıp amında beni boğmak istermiş gibi kafamı bal kutusuna bastırdıkça bastırıyordu, öğretmen artık iyice kıvama gelmişti tatlı amcığının kalın ve doyurucu bir yarağa uzun zamandır hasret kaldığı belliydi.Dilimi istemeyerek amından çekip Zeynep öğretmeni kucakladığım gibi halı kaplı zemine yatırdım,o muhteşem amın tadına daha doyamamıştım güzel öğretmenin amcığının salgıladığı bütün zevk sıvılarını kana kana içmek bir yandanda ona azametli yarağımı yalatmak istiyordum.Ben altta o üstte 69 pozisyonu aldık. İlk görüşte deliler gibi arzuladığım muhteşem göt işte karşımdaydı,dayanamayıp o harika popoya derin bir ısırık attım karşılık olarak oda benim sikimi ısırınca bundan vazgeçip tekrar amının derinliklerine yüzümü gömdüm ve amından sızan zevk sıvılarını seve seve yalayıp yutmaya başladım. Yüzüm gözüm Zeynep öğretmenin am sıvılarına bulanıp kayganlaşmış mis gibi am kokuyordu.Uzun zamandır sik yalamadığı belli olan genç ilkokul öğretmeni yarağımı öyle bir somuruyorduki arasıra ister istemez irkiliyor içimden bir sanki bir şeylerin koptuğunu hissediyordum.Daha fazla beklemeye tahammülüm kalmamıştı bir hamlede sırt üstü yattığım yerden kendimi

Resmen Yarak Hastası Oldum! (1)

Resmen Yarak Hastası Oldum! (1)
Merhaba, adım Elif, 23 yaşındayım. Bundan 4 yıl önce üniversite okumak için İstanbul’a geldim. Liseye kadar okuduğum şehirde tutucu bir ortamda yetiştim. Yine de çok baskı altında olduğumu, ya da bu durumdan şikayetçi olduğumu söyleyemem. Ama İstanbul’a geldikten sonra, nerdeyse hiçbir şey yaşamadığımı, ne kadar monoton bir hayatım olduğunun farkına vardım. Başta kendim gibi içine kapanık taşralı kızarkadaşlarım vardı, ama zamanla hem onlarda değişmeler, hem de benim ortamımda değişmeler oldu. Üniversitedeki birinci yılımın sonunda ders çalışamadığımı bahane ederek eve çıkmak istedim. Ailem ilkin sıcak bakmasa da, derslerim için iyi olacağında direterek müsadeyi kopardım. Eve çıkınca masraflarım arttığı için bir mağazada önce part time, sonra full time çalışmaya başladım. Derslerim de fena değildi, yani en azından okulu normal sürede bitirebilecektim. Bu süre zarfında erkek arkadaşlarım oldu ve bakireliğimi kaybettim. Ama yoğun bir seks hayatım yoktu.

İstanbul’da iş çıkış saatlerinde otobüslerin nasıl dolu olduğunu bilirsiniz. Böyle bir akşam işten eve dönmek için otobüse bindim. Şoförün ısrarlarıyla arkalara ilerledik. Arka kapının oraya kadar vardım ve rahat gitmek için bir alt basamağa geçtim ve demire yaslandım. Üzerimde dizimin az üstünde bir etek, içimde gömlek ve üstümde de parkem vardı. İçeride insan yoğunluğundan camlar hep buğulanmıştı. İnsanlara bakarak vakit geçiriyordum. Arkalarda 6-7 kişilik bir grup vardı, kendi aralarında muhabbet ediyorlardı. Voleybol veya Basket takımından gibiydiler, hepsi de eşofmalıydı ve yanlarında spor çantaları vardı. Sanırım maçtan veya idmandan dönüyorlardı.

Ben dalmış bir halde onları incelerken, bir tanesinin bana baktığını fark ettim ve o an için göz göze geldik. İçimden, (Sıkılmayacağım, onunla bakışırken yolculuk zevkli geçecek!) diye geçirdim. Birbirimize kaçamak bakışlar atıyorduk. Bir müddet sonra çocuk arkadaşlarının yanından ayrılıp bana doğru geldi. Ben böyle bir şey beklemiyordum. Ben sadece ona bakarak yolumu tamamlamak niyetindeydim. Yanıma gelince utandım, muhabbet açmasın diye arkamı döndüm. İşte burada büyük bir hata ettiğimi sonradan anladım.

Benim arkamı dönmemi tamamen yanlış anlayıp, arkama yanaştı. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuştum sanki. Arkamdan yaslanmaya başladı. Hiçbir şey düşünemiyordum, utancımdan kıpkırmızı kesilmiştim. Aklımdan türlü şeyler geçiyor, ama kılımı bile kıpırdatamıyordum. Benim bu tavrımdan cesaret almış olacak ki iyice sokuldu bana. Nefesini ensemde hissediyordum. Birşeyler fısıldadı, ama bir kelime bile anlamadım. Bir müddet sonra şoku atlattım, ama ne yapmam gerektiğine karar veremiyordum. Daha bir saatlik yol vardı. Sonunda, farklı bir heyecan olur, hem kalabalıkta kimse de farkında değil, zaten bir basamak da alttayız diye düşünerek, işi oluruna bıraktım. En fazla çocukla biraz oynaşır, zevklenirdim. Ben aklımdan bunları geçirirken bizimkisi ellerini kullanmaya başladı. Hafifçe popomu okşuyordu. Bir süre sonra sıkıp bırakmaya başladı, baya ön sevişmeye doğru gidiyordu olay…

Hafiften ıslanıyordum. Ve popomu oynatmaya başladım. Benden işareti alır almaz elini eteğimin altına doğru attı. Eteğim aşağıda olduğu işim elinin yetişeceği yere kadar sıyırarak bacaklarımı okşamaya başladı. İş daha da ilerliyordu ve benim aldığım zevk de artıyordu. Bir göz gezdirdim, kimse bizim farkımızda değildi, ya da ben öyle olmasını istiyordum. Arkamdaki genç belli ki az şeyle mutlu olmasını bilen biri değildi. Çünkü bu da ona yetmemiş ve eteğimi iyice yukarı sıyırıp, kalçalarımı okşayıp sıkmaya başlamıştı. Bense iyice kendimden geçiyordum sanki. Tanıdığım biri beni bu halde görse ne yapardım. Evet, seks tecrübelerim vardı, ama çıplakken erkek arkadaşımın izlemesi bile beni utandırırdı. Halbuki şu anda bir halk otobüsünde, yüzden fazla kişinin arasında, popom kabak gibi açık ve tanımadığım biri tarafından hamur gibi yoğuruluyordu. Aşırı derecede tahrik edici bir durumdu benim için. Sırılsıklam olmuştum. O haldeyken bana arkadan iyice kenetlenip, iki eliyle birden göğüslerimi okşamaya başladı. Tanrım, resmen sevişiyorduk. Çok zor durumdaydım, ayaklarım beni taşımıyordu. Demire yapıştım iki elimle.

Biz o durumda iken, iki kişi yaklaştı yanımıza, arkamdaki gencin arkadaşlarıydı. Ben kimse görmüyor sanırken, meğer onlar bizi izliyormuş. Başımdan kaynar sular döküldü sanki. Ne yapacağımı, ne edeceğimi bilemiyordum, yüzüm kıpkırmızıydı. Arkadaşları gelince arkamda genç ellerini göğüslerimden çekti ve elini üstten külotumun içine daldırıp, amımla oynamaya başladı. Birden bacaklarımın arasında, el olmadığını anladığım bir şeyin sıcaklığını hissettim. Aman Tanrım, çocuk bir eliyle amımı kurcalarken diğer eliyle sikini çıkarmış ve bacak arama sürtüyordu. Neler oluyordu böyle? Yanımızdaki arkadaşları da milletin bizi görmesine engel olduğu için arkamdaki iyice rahat hareket etmeye başlamıştı. Nasıl sikini öyle çıkarabilirdi aklım almıyordu. Ama kendi halimi de düşününce, bu çok da garip değildi sanki…

Bir taraftan diğerleri de hareketlenmeye başladı. Direğin diğer tarafında benim önümde duruyorlardı. Bir taraftan etrafı kollarken bir taraftan göğüslerimle oynamaya başladılar. Bu ara da arkamdaki geri çekildi, ne oldu ki diye düşünürken, külotumu aşağı doğru çekti. Ne gerek vardı şimdi buna? Zaten sürtünüyordu çıplak sikiyle, daha ne istiyordu ki? Olamaz! Yoksa sikecek miydi beni milletin ortasında? Önümdekilerden biri aşağı eğildi, ne oluyor derken külotumu ta aşağı indirip, teker teker ayaklarımı kaldırarak tamamen çıkardı. İş çığırından çıkmıştı artık, bu duruma bir son vermeliydim. Ama ne yapacaktım ki? Bağırsam, bir şey desem, külotumu onlara vermiştim, şimdi kime ne diyebilirdim ki? Ben bu düşüncelerdeyken, önümdekiler huzursuzlandığımı fark edip, direnmeyeyim diye iki elimle de direğe tutturup, ellerimin üzerinden tuttular. Bu halde ellerim hareket edemiyordu. Uysal bir koyun gibi her şeye razı bir şekilde olacakları beklemeye başladım…

Arkamdaki, külotum da olmadan sikini amıma sürtmeye başlamıştı bile. Ben birilerinin bizi fark edip rezalet çıkacağı için korkuyordum, ama bu korku nedense beni çok daha fazla azdırıyordu. Ve beklenen oldu, arkamdaki sikinin başını amıma dayadı! Anladım ki içime girecek ve beni ortalıkta sikecekti. Önümdekilerin de yardımıyla hafifçe öne doğru eğildim. Eteğim belime kadar sıyrılmış, külotum çıkmış, şimdi amım götüm meydandaydı. Arkamdaki genç yavaşça içime girmeye başladı. Çok zorlanmadım, ama sikinin şimdiye kadar olan erkek arkadaşlarımınkinden büyük olduğunu hissedebiliyordum. Yavaşça gidip gelmeye başladı. Acayip zevk alıyordum, önce dibine kadar sokuyor, sonra tamamen çıkarıyor, sonra tekrar sokuyordu…

Bu şekilde ilk defa sikiliyordum, ama çok zevkliydi. Ben bu duygu ve zevk yoğunluğundayken, hiç farkında bile varmadan diğer arkadaşları da yanımıza geliş ve takım toplanmıştı. Kapının orayı 6-7 kişi tamamen kapatmışlar ve otobüsün geri kalanıyla olan bağlantıyı kesmişlerdi adeta. Şimdi tamamen ellerindeydim. Bu arada arkamdaki yakışıklı beni sikmeye devam ederken, elini belimden çekip, eteğimin fermuarıyla oynamaya başladı. Ne yapıyordu ki, eteğim zaten yok misali belimdeydi ve götüm açıktaydı. Bir an sikini tamamen amımdan çıkardı ve geri çekilir gibi oldu. O sırada başka biri eteğimi aşağı doğru indirdi. Aynı külotumu yaptıkları gibi, ayaklarımı birer birer kaldırarak eteğimi tamamen çıkardılar. Külotum neyse de, eteğimi de onlara kaptırmıştım ve şimdi daha kalabalıklardı. Eteğimi mutlaka ellerinden almalıydım, yoksa ne yapardım? Eteğimi almak için bu saatten sonra bağırıp çağıramazdım, yoksa millet beni o halde görse ne derlerdi, rezil olurdum. Uslu bir kız olup olacaklara katlanacak ve insaf edip hiç olmazsa eteğimi vermeleri için yalvaracaktım.

Bu arada arkamdaki genç hızlanmaya başladı, sanırım gelmek üzereydi. Ve titreyerek içime boşaldı. Hemen bir başkasıyla yer değiştirdiler, arkama başka biri geçti ve sikini amıma yerleştirdiği gibi pompalamaya başladı. Bir taraftan önümdekiler de göğüslerimle oynuyordu. Hiç tanımadığım bir grup gencin ortasında, belimden aşağısı çıplak bir şekilde sikiliyordum. Yarım saat öncesine kadar mazbut bir Anadolu kızıyken, olaylar beni ne hale sokmuştu!

Gençler çaresizliğimin farkındaydılar ve hiçbir şeyi umursamadan durumun keyfini çıkarıyorlardı. İki tanesi önümdekilerle yer değiştirdi ve göğüslerimle oynamaya başladılar. Az sonra da gömleğimin düğmelerini çözmeye başladılar. Ben bağırmak istediğim halde, kimseyi uyandırmamak için fısıldayarak yalvarıyordum, “Lütfen yapmayın!” diye. Ama sanki bu onların daha da hoşuna gidiyordu. Ellerimden tuttukları için engel de olamıyordum. Gömlek düğmelerimi de çözdüler ve biri arkamdan sutyenimin kopçalarını gevşetti, öndekinin çekmesiyle sutyenim de ellerine geçti. Parkamla birlikte gömleğimi omuzlarımdan aşağı doğru sıyırmaya başladılar. Tam onları da çıkaracaklar, çırılçıplak kalacağım diye düşünürken, orda kaldılar. Nedenini bilmiyorum ama, buna ne kadar sevindim, anlatamam. Bir grup gencin ortasında, nerdeyse çırılçıplak kalmıştım ve sikiliyordum, ama bu halime bile sevinecek duruma gelmiştim.

Bu arada arkamdaki boşalmış ve yerini bir başkası almıştı. Önümdekilerden biri sikini çıkardı ve demirin üstünden başımı aşağı bastırarak sikini ağzıma verdi. Çaresizliğimden ve eteğimi geri alabilmek ümidiyle onu memnun edebilmek için nasıl sakso çekiyorum inanamazsınız. Bu şekilde kendi aralarında dönüşümlü olarak beni amımdan ve ağzımdan sikmeye devam ettiler. Şimdi aklıma geliyor da, iyi ki o arada hiç arka kapıdan inmek isteyen olmadı. İneceğim durağa gelmiş miydim, ne kadar zaman olmuştu bineli, inanın hiçbir fikrim yoktu…

Birden kapının ışığı yandı. Aman Tanrım birileri inecekti ve şimdi her şey anlaşılacaktı, mahvolmuştum. Derken elimi bıraktılar, arkamdaki halen sikmeye devam ediyordu. Otobüs yavaşladı ve bir süre sonra durdu. Arkamdaki de sikini amımdan çıkarıp, eşofmanını düzeltti. Ben eteksiz ne yapacağım diye düşünürken, beni kollarımdan çekiştirerek otobüsten indirdiler. Meğersem onlardan birisi basmış düğmeye, çünkü bizden başka inen olmadı.

Ohhh! İndiğimiz durak bir parkın kenarındaydı ve çok kalabalık değildi. Tam eteğimi isteyecektim ki, eteğimle uzaklaşmaya başladılar. “Hey! Nolur eteğimi verin bari, bu halde nasıl gideceğim?” diye seslendim. Bir tanesi, “Yavrum, eteğin bu muhteşem dakikaların hatırası olarak bizde kalacak, hem bu halinle çok sexysin!” deyip arkadaşlarının arkasından yürüdü gitti…

Parkem popomu tam örtmüyordu. Nasıl insanların içinden geçecektim, eve nasıl varacaktım? Parkemle önümü güzelce kapattım, ama aşağısı o biçimdi. Üzerimde bir parke, altımda görünen sadece bir deri çizme, tam bir hayat kadını gibi görünüyordum. Ama zaten az önce olanları kaç tane hayat kadını yaşamıştır ki?

Biraz aklımı topladım, en iyisi taksiydi. Bir taksiye atlayıp evin adresini söyledim. Taksici aynadan bana bakıyordu. Altımda bir şey yoktu, kısa parkeyle de oturunca her şey meydandaydı, neyle kapatacaktım? Yapacak birşey yoktu, hiç oralı olmadım…

Apartmanın önünde taksiden indim. Sanki ben görmeyince kimse de beni görmeyecekmiş gibi, kafamı öne eğip etrafıma bakmadan binaya girdim…

[Elif]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya maltepe escort escort sakarya